Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı hakkında bilinmeyenler

Pazartesi, Temmuz 25th, 2011

Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı ile ilgili 2009 yılında yayınlanan haberimizi paylaşıyoruz. Haberimizde, Prof. Dr. Murat Karaçorlu, bu hastalığa halk arasındaki ismi olan “sarı nokta” ismiyle değil Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı olarak anılmasının daha doğru olduğunu vurguluyor.

“Sarı Nokta’ya Dikkat”
31/03/2009

Halk arasında Sarı Nokta adıyla bilinen “yaşa bağlı makula dejeneresansı” ileri yaşta görülen ve ihmal edilmemesi gereken önemli göz hastalıkları arasında yer alıyor. Prof. Dr. Murat Karaçorlu Sarı Nokta adıyla bilinen yaşa bağlı makula dejeneresansı hastalığının ismi ve içeriği ile ilgili halkın doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Halk dilinde Sarı Nokta olarak bilinen hastalık genç-yaşlı herkesin bilinçli olmasını, nedenlerini, korunma yöntemlerini bilmesini gerektiren bir göz rahatsızlığı… Bu hastalık ile ilgili doğru bilgilendirme yapılması çok önemli çünkü hem ülkemizde hem de dünyada bu hastalığa sahip kişilerin sayısı hiç de azımsanmayacak ölçüde ve artmaya da devam ediyor.

İstanbul Retina Enstitüsü doktorlarından Prof. Dr. Murat Karaçorlu öncelikle toplumda hastalığın ismi ile ilgili önemli bir yanlış anlaşılma olduğunun altını çiziyor. Sarı Nokta’nın her sağlıklı gözün retina kısmında yer alan bir bölüm olduğuna dikkat çeken Prof. Karaçorlu, Sarı Nokta’yı retinanın tam merkezindeki 1 milimetrelik bir alanı işgal eden anatomik bir bölge olarak tanımlıyor. Karaçorlu, günlük kullanımda Sarı Nokta adıyla dilimize yerleşen hastalığın, doğru ismiyle yani Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı (YBMD) olarak bilinmesinin önem taşıdığını vurguluyor.

Yaşa bağlı makula dejeneresansının oluştuğu makula bölümü gözün arkasında, 4-5 mm çapındaki bir alanın tam ortasında yer alıyor. Makulanın en ortasında ise fovea adı verilen sarı renkli çukur bulunuyor. İçindeki sarı rengi veren pigmentlerden dolayı Sarı Nokta adı verilen bölge, en keskin gördüğümüz merkezi oluşturuyor. Bu bölgenin retinada kapladığı alan % 1 civarında iken, beyindeki görme merkezinde kapladığı alanın % 50 civarında olduğu biliniyor. Bu oranlar sarı noktanın görme açısından taşıdığı önemi gözler önüne seriyor.

Yaşa bağlı makula dejeresansının, gözün Sarı Nokta bölümünde bulunabilecek onlarca hastalıktan sadece biri olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Karaçorlu; şeker hastalığının, bazı genetik hastalıkların, travmaların, retina delinmelerinin ve göze gelen darbelerin de Sarı Nokta’da hastalık oluşturabileceğini, bu nedenle yaşa bağlı makula dejeresansının Sarı Nokta olarak adlandırılmasının çok doğru olmadığını dile getiriyor.

Sarı Nokta’nın bir hastalığı olan Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı’nda (YBMD) beslenme değiştirilebilir bir risk faktörü olarak kabul ediliyor. YBMD’nin ilerlemesinin önlenmesi için besin desteğine ihtiyaç bulunmaktadır. Bunlar Omega 3, Lutein ve antioksidanlardır. Omega 3, somon, morina ve ton balığı gibi derin deniz balıklarında; Lutein, ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve sarı renkli meyvelerde; antioksidanlar ise bazı sebze, meyve, tahıl ve baklagiller ve benzeri besinlerde bulunuyor. Ancak bu öğeler besinlerde düşük konsantrasyonda bulunuyor. Dolayısıyla YBMD hastalığını önlemek için gerekli miktarı besinler yoluyla almak çok güç olabiliyor. Bu öğeler, vitamin desteği olarak kolayca dışarıdan alınabilir. C ve E vitaminlerinin birlikte alınması, özellikle retinanın görme merkezi gibi davranan makula bölgesinde yaştan kaynaklanan bozulmaların ilerlemesini yavaşlatabiliyor.

YAŞA BAĞLI MAKULA DEJENERESANSI NEDİR ?

Gözün makula ismi verilen ve keskin görmeden sorumlu bölümünün hasarlanması sonucu ortaya çıkan göz hastalığıdır. Genellikle 50 yaş üzerinde görülen yaşa bağlı makula dejeneresansı (YBMD), en önemli görme kaybı nedenlerinden biridir. Bazı hastalarda şikayetler başladıktan hemen sonra hızlı bir görme kaybı meydana gelebilir. Görme kaybı yaşayan hastaların görememe oranı % 100’e yaklaşır. Bu hastalıkta erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis ve tedavi ile görmenizin korunması veya daha fazla bozulmasının engellenmesi mümkün olabilir. Bir ülkede ortalama yaşam süresi arttıkça bu hastalığın görülme sıklığı da artmaktadır. Hastalığın en çok görüldüğü 65 ve üzeri yaşlarda risk oranı %30 civarındadır. Bir gözünde YBMD bulunanların yaklaşık %40’ında 5 yıl içinde diğer gözde de YBMD gelişir.

“MAKULA DEJENERESANSI” TİPLERİ:

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD), kuru tip ve yaş tip olmak üzere ikiye ayrılır. Kuru tip, daha sık görülmekte (%85-90) ve daha yavaş ilerlemektedir. Yaş tip ise daha az görülmekte (%10-15) ve kalıcı görme kayıplarına neden olabilmektedir. Yaş tip YBMD, bu hastalığın neden olduğu görme kaybının %90’ından sorumludur. Kuru tip YBMD bazen yaş tipe doğru değişim gösterebilir.

“MAKULA DEJENERESANSI” BELİRTİLERİ NELERDİR?

YBMD’nda görme keskinliğinin azalması, bulanık görme, görme alanının ortasında siyah noktalar, renk görmenin azalması, renkleri soluk ve donuk görme, çizgileri dalgalı, kırık, eğri veya silik görme, hastalığın bilinen belirtileri arasında yer almaktadır. YBMD’na bağlı görme azalmasıyla beraber okuma-yazma, televizyon izleme, araç kullanma, spor yapma ve yemek yapma gibi bazı aktivitelerin yapılması zorlaşabilir.

“MAKULA DEJENERESANSI”NDA MİKRONUTRİSYONUN ÖNEMİ:

YBMD’nda değiştirilebilir bir risk faktörü olarak tanımlanan beslenme, hastalığın gelişimini önlemek açısından son derece önemlidir. Mikronutrisyon, mikro beslenme ile eş anlamlı olup, özellikle vücut için gerekli besin desteklerinin istenen oranda alınması şeklinde tanımlanabilir. Mikro beslenmenin en net örneklerinin de vitaminler olduğu söylenebilir. Mikro hale getirilmiş vitamin/besin destekleri vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminlerin yeterli miktarda alınmasında büyük rol oynar. “Makula Dejeneresansı”nda mikro beslenme hastalığa yakalanma riskinde veya ilerlemesinde rol oynayabilir.

75 yaş altı bayanlarda yüksek kan vitamin D seviyesi erken gelişen Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu riskini azaltıyor

Çarşamba, Mayıs 25th, 2011

Geçtiğimiz Nisan ayında Archives of Ophthalmology dergisinde yayınlanan çalışmaya göre yüksek kan vitamin D seviyesinin 75 yaş altı bayanlarda erken gelişen Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD) riskini azaltmada etkili olabileceğini gösterildi.

2001 – 2004 yılları arasında yapılan ve 1313 kişinin katıldığı CAREDS (Carotenoids in Age-Related Eye Disease Study) çalışmasında stereoskopik fundus görüntüleri değerlendirilerek serum 25-hidroksi-vitamin D (25[OH]D) konsantrasyonu (nmol/L) ile erken dönem YBMD prevalansı arasında bir ilişkinin olup olmadığı araştırıldı. 75 yaşının altında bayanlarda tespit edilen serum 25(OH)D seviyesi ile düşük oranda görülen erken YBMD oluşma riskinin, vitamin D seviyesinin belirleyicilerinden olan vücut kitle indeksi ve fiziksel aktivite seviyesinin düzeltilmesi ile daha da belirli hale gelmiş olduğu bulundu. Çalışmada kullanılan çok değişkenli modeller bu yaş grubunda beslenme ya da ek tedavi yoluyla alınan vitamin D’nin (ancak güneşe maruz kalınarak elde edilen Vitamin D hariç) erken YBMD gelişme riskini azalttığını gösterdi.

Tek gözünde yaşa bağlı makula hastalığı olan ve görmelerini ciddi biçimde kaybeden kişiler, ikinci gözlerinin hastalıktan etkilenip etkilenmediğini pratik bir testle anlayabilir

Çarşamba, Mayıs 25th, 2011

Tek gözünde Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD) olan kişiler, diğer gözlerinde de yaşa bağlı makula hastalığı olup olmadığını, evde uygulayabileceği “Amsler Grid Testi” yani kareli kağıt testiyle anlayabilirler. Sağlıklı kişilerin de uygulayabileceği bu test ile yaşa bağlı makula hastalığı başlangıcı erken teşhis ve tedaviyle hastalığın seyri yavaşlatılabilir.

Yukarıda örneği bulunan kareli kağıtla bu test şu şekilde yapılır;

  • Öncelikle kişi eğer okuma gözlüğü kullanıyor ise, gözlüğünü takar ve yeterli bir ışık altında, yaşa bağlı makula hastalığı olan gözünü kapatarak, kağıdın ortasındaki noktaya 30 – 35 cm uzaklıktan bakar. Her iki gözü de sağlıklı olan kişiler de önce bir gözünü sonra diğer gözünü kapatarak testi uygulayabilirler.
  • Ortadaki noktaya bakarken, düz çizgilerde eğilme, bükülme, kararma, görüntü kaybı veya netlik bozulması olup olmadığı araştırılır.

Yukarıdaki gibi bir görüntü oluşması durumunda kişilerin vakit geçirmeden göz doktoruna başvurmaları gerekir. Çünkü, bu bulgular, yaş tipte yaşa bağlı makula hastalığının belirtileridir.

 

 


Retina
Blog Retina
Retina
Oct Kulübü