TOD XXXIII. Kış Sempozyumu 19 – 22 Ocak tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek.

Perşembe, Aralık 15th, 2011


Türk Oftalmoloji Derneği düzenlediği TOD XXXIII. Kış Sempozyumu, 19 – 22 Ocak 2012 tarihleri arasında Antalya Gloria Golf Resort Otel Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. “Retinanın Vasküler Hastalıkları ve Komplikasyonları” nın ana başlığını oluşturduğu sempozyumda İstanbul Retina Enstitüsü hekimlerinden Dr. Murat Karaçorlu, Dr. Serra Arf ve Dr. Hakan Özdemir davetli konuşmacı olarak her alacaklar.

Retinanın vasküler hastalıklarının tanı ve tedavisinde güncel gelişmelerin ele alınacağı 9 panel ve 4 konferanstan oluşan sempozyumda Dr. Karaçorlu santral retina ven tıkanıklığı, Dr. Arf anjiyografi teknikleri ve Dr. Özdemir diyabette optik koherens tomografinin yerini anlatacaklar. Ayrıca Dr. Karaçorlu bir panelin oturum başkanlığı görevini de yönetecek.

9. Uluslararası Spectralis Sempozyumu gerçekleştirildi

Cuma, Kasım 11th, 2011


9. Uluslararası Spectralis Sempozyumu (International Spectralis Symposium- ISS) 7-8 Ekim tarihlerinde İskoçya’nın Edinburgh kentinde gerçekleştirildi.

Toplantının konuşmacıları arasında Türkiye’den davetli konuşmacı olarak Prof. Dr. Murat Karaçorlu yer aldı. Karaçorlu konuşmasında güncel bir OCT teknolojisi olan EDI OCT ve sıkça rastlanan bir makula hastalığı olan “santral seröz koryoretinopati (SSR)” konusunda güncel gelişmeleri katılımcılarla paylaştı.

Toplantıya Sangay Asnari, Frank Holz, Jordi Mones ve Yit Yang gibi dünyaca ünlü retina uzmanları da davetli konuşmacı olarak katıldılar.

Geç dönem familial foveal retinoskizisde yüksek çözünürlüklü optik koherens tomografi

Perşembe, Kasım 3rd, 2011

Ekim ayı içerisinde gerçekleşen Türk Oftalmoloji Derneği’nin 45. Ulusal Kongresi’nde, İstanbul Retina Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği çalışmalardan biri olan “Geç dönem familial foveal retinoskizisde yüksek çözünürlüklü optik koherens tomografi” kongre katılımcılarına sunuldu.

Dr. Fevzi Şentürk’ün sunduğu çalıma, Nadir görülen ve genetik geçişi bilinen bir hastalık olan familial foveal retinoskizis ya da diğer adıyla X’e bağlı foveaskizisin optik koherens tomografi bulguları, dünyada ilk olarak Dr. Hakan Özdemir, Dr. Serra Karaçorlu ve Dr. Murat Karaçorlu tarafından kaleme alınan ve göz hastalıkları camiasının en saygın dergilerinden biri olan American Journal Oftalmoloji’de 2004 yılında yayınlanmıştı. Bu yayın ile hastalıkta görülen retina içi kistlerin retinadaki yerleşim seviyeleri kesinleşmiş oldu. Bu da hastalığın patogenezini daha iyi anlaşılması konusunda yardımcı oldu.

TOD 45. Ulusal Kongresi’nde Dr. Fevzi Şentürk, Dr. Serra Arf, Dr. Hakan Özdemir ve Dr. Murat Karaçorlu tarafından hazırlanan çalışma katılımcılara aktarıldı

Salı, Ekim 25th, 2011


Türk Oftalmoloji Derneğinin her yıl düzenlediği Ulusal Kongresi’nin 45.’si 5 – 9 Ekim tarihleri arasında, Kıbrıs Girne Acapulco Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl Kongre Bilimsel Programında 18 panel, 13 etkileşimli toplantı, 1 anjiyografi kulübü toplantısı, 10 konferans, 37 kurs ve canlı cerrahi uygulamasına yer verildi.

Kongrede Dr. Fevzi Şentürk, Dr. Serra Arf, Dr. Hakan Özdemir ve Dr. Murat Karaçorlu tarafından kaleme alınan “Santral seröz koriyoretinopatisi olan hastalarda yarım doz fotodinamik tedavi sonrası görme keskinliği ile optik koherens tomografi ile saptanan fotoreseptör iç segment dış segment bandı bütünlüğü arasındaki ilişkinin değerlendirmesi” başlıklı çalışma, kongrenin üçüncü gününde Dr. Fevzi Şentürk tarafından katılımcılara sunuldu. Bu çalışma ile santral seröz koriyoretinopatili hastalarda optik koherens tomografi (OCT) ile değerlendirilebilinen fotoreseptör bandının görme keskinliği ile uyumu bir kez daha vurgulanmış oldu.

Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı hakkında bilinmeyenler

Pazartesi, Temmuz 25th, 2011

Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı ile ilgili 2009 yılında yayınlanan haberimizi paylaşıyoruz. Haberimizde, Prof. Dr. Murat Karaçorlu, bu hastalığa halk arasındaki ismi olan “sarı nokta” ismiyle değil Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı olarak anılmasının daha doğru olduğunu vurguluyor.

“Sarı Nokta’ya Dikkat”
31/03/2009

Halk arasında Sarı Nokta adıyla bilinen “yaşa bağlı makula dejeneresansı” ileri yaşta görülen ve ihmal edilmemesi gereken önemli göz hastalıkları arasında yer alıyor. Prof. Dr. Murat Karaçorlu Sarı Nokta adıyla bilinen yaşa bağlı makula dejeneresansı hastalığının ismi ve içeriği ile ilgili halkın doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Halk dilinde Sarı Nokta olarak bilinen hastalık genç-yaşlı herkesin bilinçli olmasını, nedenlerini, korunma yöntemlerini bilmesini gerektiren bir göz rahatsızlığı… Bu hastalık ile ilgili doğru bilgilendirme yapılması çok önemli çünkü hem ülkemizde hem de dünyada bu hastalığa sahip kişilerin sayısı hiç de azımsanmayacak ölçüde ve artmaya da devam ediyor.

İstanbul Retina Enstitüsü doktorlarından Prof. Dr. Murat Karaçorlu öncelikle toplumda hastalığın ismi ile ilgili önemli bir yanlış anlaşılma olduğunun altını çiziyor. Sarı Nokta’nın her sağlıklı gözün retina kısmında yer alan bir bölüm olduğuna dikkat çeken Prof. Karaçorlu, Sarı Nokta’yı retinanın tam merkezindeki 1 milimetrelik bir alanı işgal eden anatomik bir bölge olarak tanımlıyor. Karaçorlu, günlük kullanımda Sarı Nokta adıyla dilimize yerleşen hastalığın, doğru ismiyle yani Yaşa Bağlı Makula Dejeneransı (YBMD) olarak bilinmesinin önem taşıdığını vurguluyor.

Yaşa bağlı makula dejeneresansının oluştuğu makula bölümü gözün arkasında, 4-5 mm çapındaki bir alanın tam ortasında yer alıyor. Makulanın en ortasında ise fovea adı verilen sarı renkli çukur bulunuyor. İçindeki sarı rengi veren pigmentlerden dolayı Sarı Nokta adı verilen bölge, en keskin gördüğümüz merkezi oluşturuyor. Bu bölgenin retinada kapladığı alan % 1 civarında iken, beyindeki görme merkezinde kapladığı alanın % 50 civarında olduğu biliniyor. Bu oranlar sarı noktanın görme açısından taşıdığı önemi gözler önüne seriyor.

Yaşa bağlı makula dejeresansının, gözün Sarı Nokta bölümünde bulunabilecek onlarca hastalıktan sadece biri olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Karaçorlu; şeker hastalığının, bazı genetik hastalıkların, travmaların, retina delinmelerinin ve göze gelen darbelerin de Sarı Nokta’da hastalık oluşturabileceğini, bu nedenle yaşa bağlı makula dejeresansının Sarı Nokta olarak adlandırılmasının çok doğru olmadığını dile getiriyor.

Sarı Nokta’nın bir hastalığı olan Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı’nda (YBMD) beslenme değiştirilebilir bir risk faktörü olarak kabul ediliyor. YBMD’nin ilerlemesinin önlenmesi için besin desteğine ihtiyaç bulunmaktadır. Bunlar Omega 3, Lutein ve antioksidanlardır. Omega 3, somon, morina ve ton balığı gibi derin deniz balıklarında; Lutein, ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve sarı renkli meyvelerde; antioksidanlar ise bazı sebze, meyve, tahıl ve baklagiller ve benzeri besinlerde bulunuyor. Ancak bu öğeler besinlerde düşük konsantrasyonda bulunuyor. Dolayısıyla YBMD hastalığını önlemek için gerekli miktarı besinler yoluyla almak çok güç olabiliyor. Bu öğeler, vitamin desteği olarak kolayca dışarıdan alınabilir. C ve E vitaminlerinin birlikte alınması, özellikle retinanın görme merkezi gibi davranan makula bölgesinde yaştan kaynaklanan bozulmaların ilerlemesini yavaşlatabiliyor.

YAŞA BAĞLI MAKULA DEJENERESANSI NEDİR ?

Gözün makula ismi verilen ve keskin görmeden sorumlu bölümünün hasarlanması sonucu ortaya çıkan göz hastalığıdır. Genellikle 50 yaş üzerinde görülen yaşa bağlı makula dejeneresansı (YBMD), en önemli görme kaybı nedenlerinden biridir. Bazı hastalarda şikayetler başladıktan hemen sonra hızlı bir görme kaybı meydana gelebilir. Görme kaybı yaşayan hastaların görememe oranı % 100’e yaklaşır. Bu hastalıkta erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis ve tedavi ile görmenizin korunması veya daha fazla bozulmasının engellenmesi mümkün olabilir. Bir ülkede ortalama yaşam süresi arttıkça bu hastalığın görülme sıklığı da artmaktadır. Hastalığın en çok görüldüğü 65 ve üzeri yaşlarda risk oranı %30 civarındadır. Bir gözünde YBMD bulunanların yaklaşık %40’ında 5 yıl içinde diğer gözde de YBMD gelişir.

“MAKULA DEJENERESANSI” TİPLERİ:

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD), kuru tip ve yaş tip olmak üzere ikiye ayrılır. Kuru tip, daha sık görülmekte (%85-90) ve daha yavaş ilerlemektedir. Yaş tip ise daha az görülmekte (%10-15) ve kalıcı görme kayıplarına neden olabilmektedir. Yaş tip YBMD, bu hastalığın neden olduğu görme kaybının %90’ından sorumludur. Kuru tip YBMD bazen yaş tipe doğru değişim gösterebilir.

“MAKULA DEJENERESANSI” BELİRTİLERİ NELERDİR?

YBMD’nda görme keskinliğinin azalması, bulanık görme, görme alanının ortasında siyah noktalar, renk görmenin azalması, renkleri soluk ve donuk görme, çizgileri dalgalı, kırık, eğri veya silik görme, hastalığın bilinen belirtileri arasında yer almaktadır. YBMD’na bağlı görme azalmasıyla beraber okuma-yazma, televizyon izleme, araç kullanma, spor yapma ve yemek yapma gibi bazı aktivitelerin yapılması zorlaşabilir.

“MAKULA DEJENERESANSI”NDA MİKRONUTRİSYONUN ÖNEMİ:

YBMD’nda değiştirilebilir bir risk faktörü olarak tanımlanan beslenme, hastalığın gelişimini önlemek açısından son derece önemlidir. Mikronutrisyon, mikro beslenme ile eş anlamlı olup, özellikle vücut için gerekli besin desteklerinin istenen oranda alınması şeklinde tanımlanabilir. Mikro beslenmenin en net örneklerinin de vitaminler olduğu söylenebilir. Mikro hale getirilmiş vitamin/besin destekleri vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminlerin yeterli miktarda alınmasında büyük rol oynar. “Makula Dejeneresansı”nda mikro beslenme hastalığa yakalanma riskinde veya ilerlemesinde rol oynayabilir.

Prof. Dr. Murat Karaçorlu Spektralis Sempozyumu’na konuşmacı olarak davet edildi

Pazartesi, Temmuz 4th, 2011

Dünyanın en prestijli toplantılarından olan Uluslararası Spektralis Sempozyumu’nun 9.’su bu yıl 7 – 8 Ekim 2011 tarihlerinde Edinburg’da gerçekleştirilecek. İki gün sürecek olan sempozyuma konuşmacı ve eğitmen olarak Dünyanın önde gelen oftolmalogları çağırıldı. Bu yıl ki toplantıda İstanbul Retina Enstitüsü’nden Prof. Dr. Murat Karaçorlu’nun konuşmacı olarak davet edildiği sempozyumun diğer konuşmacıları ise şöyle;

  • Sanjay Asrani, USA
  • Usha Chakravarthy, United Kingdom
  • Frank Holz, Germany
  • Murat Karaçorlu, Turkey
  • Jordi Monés, Spain
  • Ian Pearce, United Kingdom
  • Giovanni Staurenghi, Italy
  • Adnan Tufail, United Kingdom
  • Hannes Wildberger, Switzerland
  • Yit Yang, United Kingdom

Sempozyum ilgili detaylı bilgiye http://www.heidelbergengineering.com/2011/06/20/oct-7-8-2011-%e2%80%93-9th-international-spectralis-symposium-iss-%e2%80%93-register-now/adresinden ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Murat Karaçorlu EBOD sınavı için ikinci kez jüri üyeliğine davet edildi

Perşembe, Haziran 16th, 2011

Oftalmolojide mükemmeliyet sınavı olan EBOD ( The European Board of Ophthalmology Diploma Examination), 6 – 7 Mayıs tarihlerinde Le Palais des Congrès de Paris’de düzenlendi. Her yıl bilgi ve klinik yeterlilikte yüksek standartlara ulaşılmasını sağlamak amacıyla düzenlenen ve tüm Avrupa ülkelerindeki göz hekimlerinin girebildiği sınava Prof. Dr. Murat Karaçorlu ikinci kez jüri olarak davet edildi.

Sözlü sınavda jüri üyeliği yapan Karaçorlu 16 göz hekiminin sınavını tamamladı. EBOD sınavını başarıyla tamamlayan hekimler, FEBO (Fellow of European Board of Ophthalmology) unvanı almaya hak kazanarak, hem prestij hem de tüm Avrupa ülkelerinde çalışma hakkı kazandılar.

III. Zonguldak Oftalmoloji Kursu’na desteğimizi sürdürüyoruz

Cuma, Mayıs 27th, 2011

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından hazırlanan Zonguldak Oftalmoloji Kursu, 10 – 11 Haziran tarihinde Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu yıl üçüncüsü yapılacak. Oftalmoloji alanındaki hızlı gelişmeler ve tedavi yöntemleriyle ilgili özellikle yetişme aşamasında olan ve ayrıca bilgilerini güncellemek isteyen meslek profesyonellerine fayda sağlamak amacıyla düzenlenen Zonguldak Oftalmoloji Kursu’nda, bu yıl da eğitim kadrosunda yer alacağız.

Eğitimin ikinci günü olan 11 Haziran’da saat 13.00′te başlayan Retina Hastalıkları panelinde, Prof. Dr. Murat KARAÇORLU, Doç. Dr. Serra Arf KARAÇORLU, Doç. Dr. Hakan ÖZDEMİR ve Uzm. Dr. Fevzi ŞENTÜRK eğitmen olarak katılacaklar. 18.25′te tamamlanacak panelde; YBMD ve varyantları, retina vasküler hastalıkları, diabetik retinopati, periferik retina dejenerasansları, herediter retina hastalıkları ve diğer retina hastalıklarına değinilecek.

Doktorlarımızın ayrıca Bilimsel Komite’de de görev aldıkları III. Zonguldak Oftalmoloji Kursu’nun programı için www.oftalmolojikursu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

 


Retina
Blog Retina
Retina
Oct Kulübü